6 Şubat’ta 9 saat arayla Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem meydana geldi. 11 ili etkileyeni binlerce insanın hayatını kaybettiği, yüz binlerce insanın yaralandığı, milyonlarca insanın evsiz, yurtsuz, yuvası kaldığı depremden iki hafta sonra, 20 Şubat’ta, Hatay’da iki deprem daha meydana geldi. Bir deprem ülkesinde iktidarın deprem ve sonrasında yaşanabilecekler karşısındaki yetersizliğinin, usulsüzlüklerinin ve ihmalkârlığının ayyuka çıktığı bu süreçte, depremin kendisi kadar 6 Şubat’tan bu yana şahit olduklarımız da bir o kadar sarsıcı ve yıpratıcıydı. Fakat öte yandan hem Türkiye halkı hem dünya halkları muazzam bir dayanışma örneği sergiledi, hâlâ sergiliyor.
Deprem her yuvaya ateş düşürdü. Fakat kadın ve çocuklar için apayrı tehditler ve tehlikeleri beraberinde getiriyor. Ciddi bir hijyen sorunu ve ondan kaynaklı hastalıklardan kadınlara ve çocuklara has temel ihtiyaçların eksikliğinden güvenlik sorunlarına, devlet yeterli desteği sunamadığı için kadınların temizlik, çocuk bakımı gibi sorumlulukları üstlenmek zorunda kalmasından çocukların deprem bölgelerinde hızla örgütlenen din odaklı grupların hedefi haline gelmesine…
Uzun vadede istikrarlı bir örgütlenmenin önemini bir kez daha anladık. Bu acil ihtiyaca karşılık Ekmek ve Gül, depremzede kadın ve çocuklarla dayanışmayı büyütmek, sürekli, planlı ve istikrarlı bir hale getirmek için geçtiğimiz günlerde bir çağrıda bulundu. Kadınlar “Kız Kardeşlik Köprüsü ile hayatı yeniden kuracağız” sloganıyla yola çıktı.
Mor Çizgi’nin bu bölümde konuğu Ekmek ve Gül’den Berfin Türkmen. Gaziantep’ye yaşayan Berfin hem bizzat bir depremzede hem de depremin ilk gününden beri alanda Ekmek ve Gül haberlerini ve dayanışma faaliyetlerini örgütlüyor. İlk günden bu yana sahada gördüklerini, deneyimlerini paylaşıyor ve Kız Kardeşlik Köprüsüyle dayanışmayı nasıl büyütebileceğimizi anlatıyor.
