Van’da Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi ve feminist akademisyen Doç. Dr. Selda Tuncer’in konuk olduğu bu bölümde, Türkiye’de ve dünyada kadın hareketinin en başından beri dert edindiği temel meselelerden birini, kadınların kent hakkı üzerinden hayatlarımızı her açıdan belirleyen özel-kamusal ayrımı meselesini konuştuk.
Özel ve kamusal alan ayrımı, kadınların gündeminde neden hem bu kadar eski hem de hala bu kadar güncel bir mesele? Kadınların kent hakkı dediğimizde ne anlamalıyız?
Kadınların kent hakkı bağlamında “yeni” ve “eski” Türkiye arasındaki farklar neler?
Tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin ardından bugün günlük hayatlarımızda özel ve kamusal arasındaki sınırların bozulduğu ve alıştığımız rutinin tepetaklak olduğu bir dönemden geçiyoruz. Kadınların kent hakkı, özel ve kamusal alan ayrımı, salgın ve afet gibi kriz dönemlerinde nasıl bir yüze bürünüyor? Buradan nasıl bir dayanışma, örgütlenme ve direniş yükselebilir? Bugünleri aşmak için atılabilecek acil adımlar nedir? Kadınlar için daha fazlasını yapmak nasıl mümkün?
Hazırlayan ve sunan: Hilal Dikmen
Müzik: BandSista – Olur Olmaz (2012)
